13 Ağustos 2017 Pazar

Fahrenheit 451

         


         Fahrenheit 451
         Ray Bradbury
         Çeviren: Zerrin Kayalıoğlu – Korkut Kayalıoğlu
         İthaki Yayınları

         Fahrenheit 451: Kitap kâğıtlarının yanıp tutuştuğu sıcaklık derecesidir.
            “Mutlu olmak için ihtiyacımız olan her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Eksik bir şey var. Çevreme bakıyorum. Kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, son on ya da on ili yıldır yakmakta olduğum kitaplar.”
            Ray Bradbury gibi kitaplara âşık bir yazardan, kitapların birer kahramana dönüştüğü unutulmaz bir distopya…
            Yayımlanışın 60. Yılını geride bıraktığımız bu ölümsüz eser, totaliter sistemlere, sansüre, baskıya yönelik en keskin eleştirilerden biri…
            Yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday, vazgeçilmez bir roman…
            (Arka kapaktan)

         Fahrenheit 451, 2014 yılında e-kitap olarak okumaya başladığım sonra tabletimde bir sorun olunca yarım bıraktığım bir kitaptı. Kitapçılarda bu ara 9.90 indirimi olunca yeniden denk geldi. Ben de okuyup bitireyim dedim.
         Ama nerede kaldığımı hatırlayamayınca baştan başlayıp okudum. Normalde çok eskiden okumaya başladığım bir kitap da olsa nerede kaldığımı hatırlarım aslında. Ama bu kez olmadı. Yaşlanıyorum sanırım. :)
         Kitapların okunmadığı hatta evinde kitap bulundurmanın suç olduğu ve itfaiyecilerin işlerinin yangın söndürmek değil de kitapları yakmak olduğu zamanları anlatıyor kitap.
         Kolay okunur bir kitaptı. Türü distopya olarak geçiyor. Ben bu tip kitapları okurken biraz sinirleniyorum aslında; nasıl bir dünya bu böyle, öyle şey mi olurmuş diye. Ama bir yandan da korkmuyor değilim. Ya böyle günleri yaşamak zorunda kalırsak diye. Sonra etrafıma şöyle bir baktığımda çok da uzak olmadığımızı görüyorum o zamanlardan.

         Ders alınması gereken kitaplardan.