15 Temmuz 2017 Cumartesi

Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum

         


         Kore'deki Çatı Katımdan Sesleniyorum
         Didem Duygu Demir
         Ephesus Yayınları

         Kendi küçük dünyasında kelimenin tam anlamıyla yuvarlanıp giden, yaprak uçsa gülen bir kızdım ben. Ufak tefek düşler kurardım uyurken… Ancak ne yazık ki hayat her zaman izin vermiyordu yaşamda istikrarlı olmaya.
            Düşlerimin kaybolduğu, gülüşlerimin silindiği bir dönemde, aşkın o sihirli gücü tuttu ellerimden. Bir Asyalının derin çekik gözleri şifa olurken titreyen kalbime, başkentin gri sokakları umut koktu yeniden.
            Bir süre aşk konuşuldu Kızılay’ın oynak kaldırımlarında. Gölgelerimize bakınca, tek göze çarpan aramızdaki otuz santimlik boy farkı olsa da… Biz bundan çok daha fazlasıydık aslında.
            Bu, benim hikâyem… Ve hikâyemin kahramanı bir Koreli.
            “Bir dakika bekle, hemen geliyorum!” diyerek yanımdan ayrıldı. Yaklaşık on dakika ayazın orta yerinde bekledim gözlerden kaybolan ve çantasını bana emanet eden adamı. Geldiğinde elinde iki bardak kahve vardı. Elime tutuştururken ince ince mırıldandı.
            “Bu akşam kahve içmek istemediğini biliyorum. Bu, ellerini ısıtmak için.”
            (Arka kapaktan)

         Bu kitabı ilk çıktığından beri merak ediyordum. Hatta youtubeda çok eğlenceli diye bahsetmişti birkaç kişi. E-kitap olarak okudum kitabı. Bana göre çok komik değildi. Orta seviyede bir kitaptı. Ama yaz için kolay okunur bir kitap diyebilirim.
         Kitabın sonunda devam edecek yazıyordu. İkinci kitabı çıktı mı bilmiyorum ama çıktıysa onu da okuyabilirim.