Çiğdem Erkal İpek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çiğdem Erkal İpek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2018 Salı

Öteki Rüzgar


         


         Öteki Rüzgar
         Ursula K. Le Guin
         Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
         Metis Yayınları

         “Yerdeniz’e yeniden gidip onu hala hatırladığım haliyle bulmak, ama değiştiğini ve değişmekte olduğunu görmek beni çok memnun etti.” Ursula K. Le Guin
         Yerdeniz’in son kitabı Tehanu’nun yazılışından on yıl sonra tanıdık topraklara dönüyor Ursula Le Guin. Kaldığı yerden devam ediyor hikayesine ama bir yandan ta başından başlıyor. Öteki Rüzgar’da yepyeni karakterlerle tanışırken bildiğimiz karakterlerin de bilmediğimiz yönlerini öğreniyoruz. Le Guin’in aşinayı yabancı, olağanı olağanüstü kılan yazarlık gücü sayesinde büyü üzerine, sonsuzluk üzerine, sonra daha basit şeyler, mesela yaşam ve ölüm üzerine uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.
         (Arka kapaktan...)

         Metis Yayınları’ndan altı kitap olarak çıkan bu seriyi bitirdiğim için çok üzgünüm. Gerçekten sonsuza kadar okuyabilirdim bu seriyi. Belki Ursula’yı kaybetmemiş olsaydık yine yazardı ama işte... Ursula da artık hür.
         Bu kitapta yaşamla ölümü bir arada görüyoruz. Diğer beş kitapta da aynı eksen üzerinde ilerliyordu ama bu kitap bambaşkaydı. Bir kere farklı karakterler dahil oldu kitaba ve çok değişik birleşmeler oldu. Çok büyük bir merakla okudum yine.
         Ursula, bundan sonra hep hayatımda olacaksın canım. Senin için bilimkurgu kitaplarına bile alışabilirim sanırım. :)

22 Mart 2018 Perşembe

Yerdeniz Öyküleri


         


         Yerdeniz Öyküleri
         Ursula K. Le Guin
         Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
         Metis Yayınları

         Ursula K. Le Guin’in klavuzluğunda, Yerdeniz Takımadaları’nda yeni bir geziye çıkıyoruz. Yerdeniz dizisinin son kitabı olan Tehanu’dan on iki yıl sonra yayımlanan bu beş öykü, takımadaların dört bir yanında dolaştırıyor bizi; Roke’taki Büyücülük Okulu’nun kurulmasından başlayıp, Ged’in gidişinden sonra Okul’da gerçekleşen değişimlere kadar geniş bir zaman yelpazesinde, Yerdeniz’in erkekleri, kadınları ve ejderhalarına dair, isimlere ve büyülere dair yepyeni masallar okuyoruz Yerdeniz Öyküleri’nde...
         (Arka kapaktan...)

         Bu kitap çok geniş bir alana yayılmış. Tüm takımadaların hikayaleri bile diyebiliriz bence bu kitaba.
         Büyücülük Okulu’nun nasıl oluşturulduğunu falan çok merak ediyordum. Her şeyin başlangıcını yani. Yine çok severek okudum. Ama bana biraz az geldi. Keşke biraz daha uzun olsaydı. Yani daha fazla hikaye olsaydı içinde.
         Artık seriye ait son bir kitap kaldı elimde. Ama okumak ve okumamak konusunda çok kararsızım. Okumak istiyorum çünkü deli gibi merak ediyorum. Ama bir yandan da bitmesin diye okumamak da istiyorum. Bir değişik ruh halleri işte.

9 Şubat 2018 Cuma

Tehanu


        


         Tehanu
         Ursula K. Le Guin
         Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
         Metis Yayınları
        
         “Yerdeniz Üçlemesi’nin son kitabı En Uzak Sahil, düşlemeyi bıraktığım bir düş gibiydi. Ve düşlemekten uzun süre vazgeçmedim. Tehanu böyle ortaya çıktı: Ged’in kendi hayatının nasıl sona ermesi gerektiği konusunda yanıldığını ve bana Yerdeniz’in gerçekten son kitabında klavuzluk edecek kişinin Tenar olduğunu keşfetmek çok hoş bir sürpriz oldu. Üçleme’ye eklediğim bu yeni sona “Olsun da Geç Olsun” adını da koyabilirdim.” – Ursula K. Le Guin
         (Arka kapaktan...)

         Şubat ayında Sabit Fikir Okuma Grubumuz ile Ursula K. Le Guin’in başka bir kitabını okuyacağımız için Yerdeniz serisine bir ara vermek istemiştim. Ama o kadar çok merak ediyorum ki diğer kitaplarda ne olacak diye, dayanamayıp dördüncü kitap Tehanu’ya da başladım. Aslında Ocak sonunda başladım ama Le Guin’in ölüm haberini alınca açıkçası çok elim gitmedi bir ara. Sonra yeniden başladım.
         Yine çok heyecanlı bir kitaptı bence. Üstelik de sonu çok şaşırtıcıydı. Şimdi de beşinci kitabı çok merak ediyorum ama okuma grubumuzun kitabı pek ilerlemediğinden başlamak da istemiyorum. Karışık duygular içindeyim.

29 Ocak 2018 Pazartesi

En Uzak Sahil


         


         En Uzak Sahil
         Ursula K. Le Guin
         Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
         Metis Yayınları

         “En Uzak Sahil ölüm hakkında. Onun diğerlerinden daha zayıf kurgulu, daha tutarsız ve eksik olması da bu yüzden. İlk iki kitap yaşadığım ve anlattığım şeyler hakkındaydı. En Uzak Sahil’de konu edilen şeyi ise yaşayıp atlatamazsınız. Bu bana genç okurlar için  çok uygun bir konu gibi gelmişti, çünkü çocuk yalnızca ölüün varolduğunu değil –çocuklar ölümün yoğun bir biçimde farkındadırlar- kendisinin de ölümlü olduğunu, öleceğini anladığı anda, çocukluk biter ve yeni hayat başlar. Bu da büyümedir, ama daha geniş bir bağlamda.” – Ursula K. Le Guin
         (Arka kapaktan...

         Kendimi durduramıyorum. Sürekli bu seriyi okumaya devam etmek istiyorum.
         En Uzak Sahil beni hem çok geren hem de çok korkutan bir kitaptı. Deli gibi bir merakla ama çok da korkarak, kötü bir şey olmasın diye dua ederek okudum. Ursula’nın da dediği gibi bu kitapta çocuk ölüm ile tanışıyor. Tam olarak tanıyor yani artık.
         Seriyi hala çok merak ediyorum. Okumaya devam edeceğim.
        


19 Ocak 2018 Cuma

Atuan Mezarları

         

         Atuan Mezarları
         Yerdeniz II
         Ursula K. Le Guin
         Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
         Metis Yayınları

            “Atuan Mezarları’nın konusu tek kelimeyle söylemek gerekirse cinselliktir. Kitapta bir sürü simge var, tabii ki yazarken bunları bilinçli bir şekilde çözümlemedim; bu simgelerin hepsi cinsel simgeler olarak okunabilir. Daha açık söylemek gerekirse kitabı bir kadının büyümesi olarak okuyabilirsiniz. Temalar, doğum, yeniden doğum, yıkım ve özgürlük.” – Ursula K. Le Guin
            (Arka kapaktan…)

         Yerdeniz Büyücüsü’nü bitirince büyük bir merakla Atuan Mezarları’na başladım. Bu kitap serinin ikinci kitabı. Fakat ilk kitap büyük bir tempoyla giderken Atuan Mezarları daha ilk sayfadan çok durgun gideceğini açık etti. Durgun da demeyelim de sanki karanlıkta kalmış, soğukmuş gibi bir his sarmıştı içimi.
         İsmiyle ve konusuyla bağlantılıymış diyorum şimdi. Baştan sonra doğru değilde sondan direkt olarak bütüne bakınca güzel bir kitaptı bu da. Büyücü, Atuan Mezarları’nda dolanıyor bu kez desem kesinlikle spoiler olmaz bence çünkü zaten seri Yerdeniz serisi. :) Ama itiraf ediyorum ki hem çok acayip hem de çok ürkünç bir yermiş burası. Bu kitapta daha fazla korktum. İlk kitapta beni korkutan o his/şey bu kitapta daha yoğun ve güçlüydü.

         Açıkçası serinin üçüncü kitabına başlayıp başlamama konusunda kararsızım şu an. Çünkü şubat ayında da Le Guin’den (bu seriye ait olmayan) başka bir okuma daha yapacağım. Birden bire bu kadar çok okursam bu beni yorar mı diye endişeleniyorum. Çünkü şubat ayındaki o okuma katıldığım bir kitap kulübü için olacak. Açıkçası şimdi sıkılıp o zaman zora düşmek de istemiyorum. Kararsızım yani. /

Yerdeniz Büyücüsü

         

         Yerdeniz Büyücüsü
         Yerdeniz I
         Ursula K. Le Guin
         Çeviren: Çiğdem Erkal İpek
         Metis Yayınları

            “Sanırım Yerdeniz Büyücüsü’nün en çocuksu yanı konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım  -ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek.” – Ursula K. Le Guin
            (Arka kapaktan…)

         Ali bu Yerdeniz serisini okudu. Altı kitaptan oluşan fantastik bir seri bu.
         Ben çok fazla sevmiyorum bilim kurgu ya da fantastik kitaplar okumayı ama yine de merak etmekten de kendimi alamıyorum. Bu seriyi okurken mesela meraktan öldüm diyebilirim. O yüzden başladım ben de artık okumaya.
         Yerdeniz Büyücüsü, Le Guin’in de dediği gibi Büyücü’nün büyüme hikayesini anlatıyor. Büyücü oluşunu ve büyümesini.
         Kitabın başlarında bir olay yaşanıyor ve kitabın sonuna kadar o olay devam ediyor ya da etkileri insanın peşinden gelmeye devam ediyor diyeyim. Benim his ya da görsel olarak korktuğum bazı ögeler vardır. Stephen King’in kitaplarında da zaman zaman yaşarım o duyguyu ve o yüzden de korkarım. Beni huzursuz eder. Bu kitapta da o olay yüzünden biraz korktum. Belki de bilinçaltımda bir yerlere değindi bilemiyorum.
         Aslında kitap bir sonuca bağlanarak bitmiş olsa da seri olduğundan sonrasında ne olacağını merak ediyorum. Çok merak ediyorum.