Rachel Gibson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rachel Gibson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2015 Pazar

Aşk Seni Bulursa

         


         Aşk Seni Bulursa
         Rachel Gibson
         Çevirmen: Ayşe Tunca
         Nemesis Kitap

                      Uzaklaşmak isteyen güzel bir kadın…
            Uzakta onu bekleyen yakışıklı bir erkek…
            Kışkırtıcı bir aşk hikayesi…
            Sadece “gitmek” istediğiniz bir zaman oldu mu hiç? Yaşadığınız şehirden, yoğun işinizden uzaklaşmak, yeni bir hayata başlamak istediğiniz bir zaman… Bunu kaçımız başarabiliriz ki?
            Bu kitabın sihirli dünyasına adım atın. Gerçek aşk, tutku ve eğlence bu sayfalarda sizi bekliyor.
            Rachel Gibson “Amerikan Aşk Romanı Yazarları Birliği” tarafından Rita Award Ödülü’ne layık görülmüştür ve romanlarıyla iki defa yılın en beğenilen yazarı olarak seçilmiştir.
            “Aşk Seni Bulursa” USA Today ve Newyork Times tarafından belirlenen “En Çok Satılan Elli Kitap” listesine girmeyi başarmıştır.
            Dolayısıyla elinizde tuttuğunuz kitap, gittikçe yükselen bir yıldıza aittir.
            (Arka kapaktan)

         Günden güne daha da kötüye giden gündemimizden merhaba…
         Her şeye rağmen, her acıya rağmen yaşamaya devam ediyoruz. Ne yazık ki yaşıyoruz.
         Eğitim turumun batı etabını da tamamlayıp geldim ben de işte. Bir süredir o sebeple yoktum. O sırada okuduğum ve öncesinde okuyup da yazamadığım kitaplarımı yazacağım bir süre.
         Her ne kadar arka kapak yazısında afilli şeyler yazsa da ben bu kitap için aynı şeyleri düşünmüyorum. O kadar da mükemmel bir kitap değildi bence. Hele ki listelere girecek kadar. Garip geliyor doğrusu bana biraz.
         Yani ben sadece kafa dağıtmak için okuduğumdan bana öyle geliyordur belki de. Sonuçta bu tür kitaplara ayılıp bayılan insanlar var. Bilemedim. :/

 Bir süre seri kitaplardan uzak durmaya karar verdim bir de. Sonra hepsini okuma ihtiyacı hissediyorum çünkü.

Ve Dünya Rehberler Günümüz kutlu olsun!

2 Ocak 2015 Cuma

Papatya Falı

         


         Papatya Falı
         Rachel Gibson
         Nemesis Kitap

         Daisy, yüksek topuklu ayakkabılarının bir daha Lovett kasabasının tozuna bulanmayacağına dair kendine söz vermişti. Ama hayat işte… Geri dönmek zorunda kalacağını kim bilebilirdi ki…
         Üstelik her şey bıraktığı gibi duruyordu. Kız kardeşi hala biraz çılgındı. Annesi bahçesini pembe plastik flamingolarla dekore etemeye devam ediyordu. Yıllar önce buruk bir hikaye olarak ardında bıraktığı Jackson ise hala eski günlerdeki gibi çekiciydi. Daisy’nin, ona mutlaka anlatması gereken bir şey vardı; bir sır… Yıllarca sakladığı ve artık sonuna geldiği için mutlaka açıklamak istediği bir sır.
         Jackson ise durmadan karşısına çıkan Daisy’nin onu takip ettiği düşünmeye başlamıştı. Ondan uzak durmaya kararlıydı. Aynı hatayı tekrar yapmayacaktı; yapmayacaktı; yapmazdı, değil mi?
         (Arka kapaktan)

         Yılın ilk kitabıyla merhaba!
         2014’ün son kitabı bu serinin 3. kitabıydı. Evet, meğer okuduğum kitap bir serinin son kitabıymış. Seri kitaplar ama sadece olayın geçtiği mekan ortak. Onun haricinde olay ve kişilerin bir bağlantısı yok. O yüzden üçüncü kitaptan sonra birinciyi okudum.
         Gelelim kitaba… İlki yani serinin üçüncü kitabı daha eğlenceliydi bence. Bu da fena değildi de ne bileyim… Belki üst üste aynı yazarın kitaplarını okudum diye de bana öyle gelmiş olabilir.
         Bana adam çabuk yumuşadı gibi geldi ama yazarın sıkı takipçileri öyle düşünmüyor nedense.
         Bir kötü haber; ikinci kitap Türkçeye çevrilmemiş henüz. Bu da anlamsız geldi bana. Yani insan neden biri ve üçü çevirir de ikiyi atlar ki?! Yayınevi neyin kafasını yaşıyordu acaba? Neyse, İngilizcesi falan denk gelirse aslından okurum bir ara artık.
        


28 Aralık 2014 Pazar

Yoksa Hala Bekâr Mısın?

       


         Yoksa Hala Bekâr Mısın?
         Rachel Gibson
         Çeviren: Gökçe Müderrisoğlu Aktaş
         Nemesis Kitap
        
         Sadece 10.000 kişinin yaşadığı Lovett kasabasında, düğün büyük bir olaydır. Büyük şehirlerden düğüne gelen uzaktaki akrabalar ise dedikodu malzemesi olmaktan kaçamazlar.  
         Sadie Hallowel, kendisinden küçük kuzeninin düğünü için yıllar sonra doğduğu kasabayı ziyaret eder. Kasabadakiler için klasik bir fiskos malzemesi olacakken işler değişir; çünkü Sadie otuz üç yaşındadır ve hala BEKÂRDIR. Bu, kasabalılar için dedikodu değil, çok fazla dedikodu demektir.
         Ancak bilmedikleri bir şey vardır. Sadie, işleri Lovett sakinlerinin bile yetişemeyeceği bir hızda karıştırmaya yetecek bir potansiyele sahiptir.
         (Arka kapaktan)

         İki hafta önce çok hastaydım. Sonra geçti. Geçen hafta iyiydim. Bu hafta sonuna doğru yine kötüleştim ve şimdi daha çok hastayım. Pazartesi finallerim başlıyor ama ben başımın ve vücudumun ağrısından pek çalışamıyorum. Hastayken yapılacak en iyi şey kitap okumaktır bence. Tabii yorgun bedeninizi daha da yormayacak kitapları kastediyorum.
         İşte ben de bu kitabı buldum. Bir önce okuduğum kitaba göre daha çok sevdim açıkçası bunu. Evet, biliyorum bu ara hep çiklet kitap okuyorum. Ama yılın son ayı pek iyi geçmiyor benim için. Hep hasta ve yorgunum.
         Ama bu kitapla ilgili bir sorun var ki; o da bu kitap bir üçlemeymiş. Bu da sonuncu kitabıymış. Ama neyse ki okuduğum yorumlardan anladığıma göre sadece olayın geçtiği kasaba ortakmış. Yani tek başına okunsa da bir şey kaybedilmiş olmayacak.
         Ben dün gece bu bitince birincisini de okumaya başladım serinin.

         Siz okudunuz mu bu kitabı?