Erguvanî Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erguvanî Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2015 Perşembe

Temmuz Sözler

         


         Temmuz Sözler
         Ercüment Âsaf Yanıç
         Cinius Yayınları

         Şiirleri yanında çoğu tarihsel, siyasal ve biyografik araştırmaları, makaleleri, çeşitli gazete ve dergilerde yer bulan Ercüment Âsaf Yanıç’ın Ağustos 2004’de Mozaik Yayınları’ndan yayınlanan “Erguvanî” isimli şiir kitabında yaşam öyküsü, “Kırk Satırda” başlığı altında şöyle resimlenmekte…
            Ellili senelerde Gaziantep’te doğmuşum,
            Oku da öğren her şeyi, belle bitamam demişler;
            İlk, orta, lise derken bende,
            Bellemişim, öğrenmişim bir şeyler;
            Sonu yok öğrenmenin diyerek, sonunda,
            Yedi tepeli büyük kente gitmişim…
            Kap kara döşeli taşlarında kanlı güller açar,
            Bir meydanmış, Beyazıt Meydanı,
            Özgürlük kokar ve dönermiş kuşlar durmadan;
            Konarlarmış meydana, kalkarlarmış bir yandan…
            Süleymaniye’ye komşu ve de geçmezmiş hi
            Taş yapıları çevirir, sanırsın bir kaleymiş,
            O fildişi kulelerin içinde,
            İlim öğretir, irfan belletirlermiş…
            Emekçiliğim muhabirlikle başlamış,
            Ve geçenle elime, yetinmeyi öğrenmişim;
            Gazetecilikten geçinmişim de o yıllarda, onurla,
            Sonraları sakınmışım hep,
            Hiç gazeteci geçinmemişim…
            Epey de diploma vermişler bana,
                     Ne duvara asmışım onları
            Ve kazanç kapısı deyip, ne de satmışım;
            Öğrendiğim ekonomi ekmeğimi büyütmemiş,
            Siyaseti ilim diye okumuş bilmişim,
            İçine girip görmüşüm ki, siyaset:
            Halka rağmen halk için, halkın sırtına binmekmiş…
            Dağıtmışım ürettiklerimi hep, üleşmemişim bile,
            Kamuydu, özeldi ve kendi işimdi derken,
                     Geçmiş seneler, devirmişim gençliği…
            Sevmişim, sevilmişim, evlenmişim de;
            İyi de etmişim:
            Bebek kokuları burnumda tüter,
            İki de kızım olmuş, 
            Ve büyütüp boyumca, yetiştirmişim;
            Yüklenecek kırk katırlık neyim kalmış,
            Kırk satırda bir yaşanmış;
            Gelmişim bu güne:
            Eskilerden yenilerden,
            Söylenecek sözüm varmış;
            Düşmüşüm yola, merhabayla…

         Merhaba,
         Çok uzun zamandır okuyamıyorum nedense. Elim gitmiyor çoğu zaman YDS’ye hazırlandığımdan. Okumaya başladığımda ise sarmıyor kitaplar bir türlü. Neyse ki bir iki gündür bir şeyler okuyabiliyorum.
         Bu güzel şiir kitabına da taa iki ay önce başlamıştım. Az önce bitirebildim şükür. Oysa çok güzel şiirler var içinde. Çoğu şiirlerde mitolojik öğeler de kullanılmış hem. Severek okudum.
         Şairin daha önce de Erguvanî isimli kitabını okumuştum. Yazısını okumak için tık tık.

         Bu arada bu da imzalı kitap. Diğer kitapta yazan Kemal Amca’ma imzalı olduğundan fotoğrafını çekmedim.     

24 Nisan 2015 Cuma

Erguvanî Şiirler

         

         Erguvanî Şiirler
         Ercüment Âsaf Yanıç
         Sone Yayınları
        
         …
            Anoson kokar tenine katmış, tenini;
            Ve açık ve donuk bakarmış, tavana,
            Tavada balık gibi,
            Ve memleketi kadar soğuk,
            Ve Karadeniz mavisi gözleri…

            …
            Rengi olmamalıydı insanın
            Beyazı, sarısı, siyahı,
            Ebruda karışsın istedik
         Biraz doğadan serptik
            Biraz dizelerden
           
            Yaşamı erguvanda birleştirdik…
            (Arka kapaktan)

         Siz de benim gibi kitapların kapaklarına vurulanlardan mısınız? Yalnız olmadığımı duymaya ihtiyacım var oysa. Sanki elimde hiç kitap kalmamışcasına her gittiğim yerde kitaplığı karıştırma huyum var ne yazık ki. Bu kitapla da dernekte tanıştım. Kapağınına vuruldum, evet. Bence çok güzel.
         Sonra elime aldığımda Kemal Amca’ya (ÇYDD Kuşadası Şube Başkanı) imzalı olduğunu gördüm. Merakla okumaya başladım ve şiirlere aşık oldum resmen.
         Ama en çok “On Yıl Önce, On Yıl Sonra” isimli şiiri sevdiğimi söyleyebilirim. Altmışlı yılların Gaziantep’indeki Kırkayak Kahvesi’ni anlatıyor. Şimdilerde yokmuş o kahve. Gaziantep’e gittiğimde de öyle bir yere rastlamamıştım zaten ama görmeyi çok isterdim doğrusu.

         Şiirle efenim, okuyunuz.