Şebnem Burcuoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şebnem Burcuoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2017 Pazar

Kocan Kadar Konuş – Diriliş

         


         Kocan Kadar Konuş – Diriliş
         Şebnem Burcuoğlu
         Dex Yayınları

         “Dişi olan karadul örümceği, erkeğiyle çiftleştikten sonra onu bir güzel yermiş. Yediği erkek sayısı günde yirmiyi bulabilirmiş. Denilen odur ki erkek, sadece yavruları olsun diye kendini kurban edermiş. Bir günde yirmi erkek! Ben bir tanesini bulmaya çalışırken maymun oldum, Allah’ın örümceği günde yirmi erkeği bulduğu gibi bir de mideye indiriyor!”
            Çok sevgili Türk kızı, bir önceki kitapta mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegâne temelinin bir koca bulmak olmadığını anlatmaya çalışmıştım hatırlarsan. O kitapta bana verilen tavsiyeleri hiç uyguladın mı bilmiyorum ama sonunda başıma neler geldiğini gördüm. Şunu hiç unutma: sen belli bir yaşa gelene kadar kimileri evlen diye baskı yaparken kimileri de evlenmeni engellemek için elinden geleni ardına koymayacak! Nikâh masasına oturana kadar atlatman gereken çok badire, dâhili ve harici çok bedhahların olacak.
            Tüm bunlara rağmen akıl sağlığını koruyabildiysen seni gönülden tebrik ediyorum; yüce bir insan, eşsiz bir varlıksın sen Türk kızı!
            (Arka kapaktan)

         Kitabın birincini de okumuş çok eğlenmiştim. Hatta filmini de izlemiştim. Kitaptaki kadar eğlenmesem de güzeldi o da. Ne zamandır ikincisini de okumak aklımdaydı. İlkini de e-kitap olarak okuduğumdan ikincisini de öyle okudum. Ama bunun filmini izlemedim. Belki bir gün izlerim, emin değilim.
         İlk kitap kadar eğlenmedim ama yine de oldukça komik bir kitaptı bana göre. Türk aile yapısı ve kızların üzerindeki baskılar komik bir dille anlatılmış.
         Gülmeye ihtiyacım vardı. Severek okudum.


27 Ekim 2014 Pazartesi

Kocan Kadar Konuş

        


         Kocan Kadar Konuş
         Şebnem Burcuoğlu
         Dex Yayınları

         “Türkiye’de kadınların DNA’larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. “Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş” atasözü, anneannem Peyker’in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.
         Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30’una gelip de bekar kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!”
         Evli misin?
         Ya nişanlı?
         Sevgilin var mı?
         O da mı yok!
         Yaş kaç?
         Hmm. Anlaşıldı.

         Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var –ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi. Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşın-kankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.
         Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…
         (Arka kapak)

         Bu kitabı okurken çok eğlendim. Gece uyuyamamıştım ve biraz kitap okumaya karar verdimdi. Sonra işte bu kitaba başladım ve gün ağardığında kitap bitmişti.
         Okurken o kadar çok güldüm ki. Hatta yan odada erkek arkadaşım uyuyordu, uyanmasın diye kıs kıs gülmekten bir hal oldum. :) gerçekten çok eğlendim.
         Fakat tek sevmediğim yeri sonuydu. Öyle bitirilir mi kitap ya. Hani biraz da insanda devamı var hissi bırakmıyor değil.