Everest Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Everest Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2018 Cuma

Kabuk Adam

         


         Kabuk Adam
         Aslı Erdoğan
         Everest Yayınları
        
         “Lire” dergisi tarafından “Geleceğin  Yazarı” arasında gösterilen Aslı Erdoğan’ın ilk romanı Kabuk Adam, Karayipler’de, şiddetin bataklığında yaşanan korku ve tutku dolu sıradışı bir aşkın, ölümle yaşamın sınırında kurulan mucizevi bir dostluğun hikayesi.
            “Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir, çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir.”
            (Arka kapaktan…)

         Sonunda tanıştık Aslı Erdoğan ile. Çok da araştırmadan ilk kitabı hangisi diye baktım internetten ve ilk romanının Kabuk Adam olduğunu öğrenince hemen buna başladım. Açıkçası yayınlanmış ilk eseri mi bilmiyorum. İnşallah öyledir.
         Kabuk Adam’da bambaşka bir şey okuyacağımı hayal etmiştim. Kitapların arka kapak yazılarını okumam ben. Başından, künyesinden başlar sonuna doğru okumaya devam ederim ve en son arka kapak yazısını okurum. N’apayım benim de okuma tarzım bu. Belki çok doğru değil ama ben böylesini daha çok seviyorum. Önce o kitabın neler anlatabileceği hakkında tahminlerde bulunuyorum, sonra da okumaya başlıyorum.
         İşte bu kitapta da nedense inzivaya çekilmiş bir adamın hikayesini falan okuyacağımı düşünmüştüm ama çok farklı bir hikaye ile karşılaştım. Irkçıların, tutunamayanların, acıların, acı çekenlerin hikayesi var kitapta. Bu ay böyle bir okuma daha yaptım ama henüz yorumunu yayınlamadım. Planladım, ay sonunda yayınlanacak ama güzel bir tesadüf oldu aynı ay içerisinde benzer bir konuda okuma yapmak.
         Açıkçası kitap daha içimde sonlanmadı. Aslı Erdoğan’ın yaşam hikayesi de çok ilginç üstelik. Sanırım buralarda sık sık kitaplarına yer vereceğim artık. Geç tanıştık ama olsun. Geç olsun güç olmasın. Artık benimle.
        


18 Ocak 2018 Perşembe

Çocuksun Sen

         


         Çocuksun Sen
         Ahmet Telli
         Everest Yayınları

                      Aşklar mı diyordun, anladım
            Senin incindiğin benimse
            Yollara düştüğümdür benimse

            Biten bir aşk için
            Söylenecek söz şu olmalı
            Güzeldi yine de
            Hiç kimse bir aşkı
            Onarmaya kalkmasın
            Kaybedilmeye değer
            En güzel anında bitirilmişse eğer
(Arka kapaktan…)


Ahmet Telli okumayı severim. Bu ara genellikle e-kitap okuduğumdan bir de şiir kitabı okuyayım dedim. Severek okuduğum şiirlerdi. Geçen yıl her ay bir şiir kitabı okumaya çalışıyordum. Bu yıl da bunu devam ettirmek istiyorum. Umarım başarılı olabilirim. 

5 Mayıs 2015 Salı

Yaz

         


         Yaz
         Kürşat Başar
         Everest Yayınları

                Onu gördüm ve yaz geldi.
         Sanki kapı çalınıp çocukluk yıllar sonra tekrar çıkagelmiş gibi…
         Unuttuğunuz bir anıyı bulmak gibi…
         Çok eskide kalmış, yıllar sonra yeniden duyduğunuz anda geçmiş bir zamanı size taşıyan bir şarkı gibi…
         Dağ yollarında kaybolduktan sonra birdenbire, bir dönemeçte denizle karşılaşmak gibi…
         Yaz… Bitmesini hiç istemediğim eşsiz anlar ve hiçbir şeyin, hiç kimsenin sonsuza dek benimle kalmayacağını anladığım ayrılıklar mevsimi…

         İlk kitabıyla edebiyatımıza benzersiz bir giriş yapan ve yıllar yılı insan yüreğinin, özlemin, aşkın, geçmişi geleceğe bağlayan o narin bağların izini süren Kürşat Başar, 11 yıl aradan sonra kaleme aldığı yeni romanı Yaz’la okurlarıyla buluşuyor.
         Yakın tarihimizin kritik bir döneminde dünyaya gelen, birbiri ardına yaşadığı kayıplara rağmen hayata tutunan bir gencin büyüme serüvenini, yüzleşmelerini ve bir yaz mevsimi yaşadığı sarsıcı aşkı, arka plana hızla yitip giden İstanbul’u yerleştirerek anlatıyor.
         Bir karşılaşmayla değişen hayatın, küçük bir rastlantıyla uyanan arzuların, birdenbire gittiğiniz yolu değiştiriveren olayların ve her şartta, her yerde insana devam etme, hatta yeniden, yeniden başlama gücü veren o ele gelmez sırrın peşine takılarak…
         (Arka kapak)

         Hayır, bu kitabı sırf kahramanın çocukluğu anlatılıyor diye sevmiş olamam. İçinde yaşadığı aşkı hem çok yüce hem de çok hüzünlüydü. Çok da tanıdık…
         Nedense çocukluğumu, geçirdiğim o yaz günlerini anımsatacak en ufacık şey bile beni hem deli gibi mutlu ediyor hem de hüzne boğuyor.
         Okurken çoğu yerde durup boğazımdaki yumrunun geçmesini bekledim. En çok da Murat’ın babasıyla ilgili kısımlarında. Hayır, ben öyle bir kayıp yaşamadım ama savaşın her türlüsü her hali kötü değil mi zaten.

         Siz de okudunuz mu bu kitabı? Yoksa hem hüzne boğulup aynı zamanda yüzümde silik bir gülümsemeyle okuyan ben miydim?!

11 Şubat 2014 Salı

Şiirin Kızkardeşi Öykü

         


         Şiirin Kızkardeşi Öykü
         Buket Uzuner
         Everest Yayınları

         “Bugün artık o gün.
            Bugün, yıllardır karanlıkta kalmış bir haksızlığın aydınlığa kavuşturulacağı o gün!
            Biraz sonra yıllar önce yapılmış büyük bir kötülüğün kalbi sökülecek.
            Biraz ötede büyük bir iftiranın gizi çözülecek ve bunu yapacak olan kişi, şimdi sizinle konuşanın ta kendisi. Adaleti yerine getirecek olan benim!
            Bugün onu yeniden göreceğim, yıllar sonra onunla buluşacağım; çünkü bizim yazgımızda karşılaşmak var.
            Bugün işte o gün!”
            Şiirin Kızkardeşi Öykü dinamik üslubu, zengin düşgücü ve okura hazırladığı sürprizlerle bir Buket Uzuner kitabı.
            Kitabın ikinci bölümünde yer alan Cinsel Öyküler beş arkadaşın oynadığı tehlikeli bir oyundur aslında:
            “2001 yılının bir İstanbul yaz gecesiydi. Üniversiteyi beraber okumuş beş eski arkadaş yıllar sonra yeniden buluştuklarında alkolün de etkisiyle ilk bakışta çok eğlenceli ve masum görünen bir oyun oynadılar. Oyun basitti ve tek kuralı içten olmaktı: Herkes ilk cinsel deneyimini anlatacaktı.”
            (Arka kapak)
        
         Öykü kitabı okumayı çok seviyorum. Bu kitabı da adında öykü geçtiği için okumak istedim aslında. Zaten ben kitabın arkasını falan okumaktan çok hoşlanmıyorum. Bu büyük bir eksiklik, biliyorum. Ama böylesi daha eğlenceli, daha sürprizli.
         Kitaba da ismini veren Şiirin Kızkardeşi Öykü beni en çok şaşırtan öykü oldu. En çok onu sevdim içinde. Diğerleri fena değildi.