Erdi Karadeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erdi Karadeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2018 Salı

İhbar


         


         İhbar
         Erdi Karadeniz
         Tosbağa Kitap
        
         İnsan doğası gereği kötü!
         İnsanın dokunduğu her yer kötü.
         Peki, tüm bu kötülüğü yok etmek, iyiliği ve adaleti sağlamak mümkün mü? Genel olarak kabul görmüş ve iyi olduğu varsayılan mesleklerin, aslında kayıtsız şartsız iyi meslekler olamayacağının altını çizen roman, önemli olan faktörün sadece insan olduğunu anlatıyor. İyi olan ya da kötü olan sadece insandır. Eylemin durumunu insanın tutumu belirliyor genel olarak. Ve kötülüğü yok edebilmek için yapılan her kötülük, yok ettiği kötülüğün yanı sıra iyiliği de yok edebiliyor.
         Bu berbat bir paradokstur!
         İyi olmaya çalışmak bile beraberinde kötülük getiriyor.
         (Arka kapaktan...)

         Bu blogda Erdi’nin diğe kitaplarından da bahsetmiştim. Ama bu kez biraz farklı çünkü bu kez kendi yayınevinden çıktı kitabı. Evet, Tosbağa Kitap’tan.
         Daha önceki kitaplarını da çok sevmiştim ama bu kitap bir başka. Erdi’nin kalemini daha da geliştirdiğini gördüm en başta. Bir de bu bir cinayet ihbarı gerçekten! O yüzden ne söylesem spoiler olacak bu kitap için.
         Lütfen okuyun!


3 Haziran 2017 Cumartesi

Pesimisyon

         


         Pesimisyon
         Aşk Yasaklı Kelime
         Erdi Karadeniz
         Cinius Yayınları

         Hayat, zamanın parçalara bölünmüş hali. Bölünen parçalara eylemlerimizi sığdırmak, bunun için mücadele vermekse yaşamın ta kendisi. İşi çetrefilli bir hale sokmanın anlamı yok, bu kadar basit. Ve zaman kısıtlı. Ve zaman yok. Ve yolun sonu yakın, çok…
            Ve dedim ki:
            Hayatı orijinal kılmak adına;
            Marjinal davranışlara ihtiyaç duyacaksın!
            Kim ne derse dedin…
            (Arka kapaktan)

         Erdi benim arkadaşım. Daha önce blogda okuduğum başka bir kitabını da anlatmıştım. Arama kısmından ismini yazıp ulaşabilirsiniz.
         Pesimisyon’u bilerek okumayı erteliyordum çünkü bunu da okuyunca elimde kitabı kalmayacaktı Erdi’nin. Hakan Günday’da da aynı şey olmuştu. Tüm kitaplarını okudum, şimdi adam kitap yazsın diye bekliyorum. Zor oluyor.
         Kitabın ilk kısmında şiirler var ve bence çok güzeller.
         İkinci kısımda ise deneme ve hikâyeler var. Onlar da ayrı güzel.
         Ama benim için kitabı mükemmel kılan bir cümle var:
         “Hüzün;

         Çekiştirme saç diplerimi”

20 Eylül 2016 Salı

Beni Sevmek Zorundasın




         Beni Sevmek Zorundasın
         Erdi Karadeniz
         Gece Kitaplığı Yayınları
        
         “Ve şimdi yüreğim, tüm organlarım tarafından, toplumun huzurunu bozan bir asi, ahlaki kuralları hiçe sayan bir serseri gibi dışlanıyordu. Bugün ne yapıyorum ben diyemediğim için, yarın ne yaptım ben demek zorunda kalabilirdim. Ama gel gör ki bugün daha çok ilgimi çekiyordu.”
                                                                                                                                 Korkut
            “Kaderin iyi niyetine geldiğimi düşünüyordum, evet. Fakat şimdi kapısında durduğum odada Zeynep var. Bir üst katta ise Miray… Bu hastanenin koridorunda dikilirken şunu çok iyi anladım. Bu kaderin niyeti bozuk…”
                                                                                                                                 Ümit
            “Ben, Miray’ın olduğumu sandığı kişi değildim. Gördüğüm kadarıyla Korkut’ta benim olduğunu sandığım kişi değilmiş. Hayatn bizi umursamadığının bir kanıtı da bu işte; hayatımızdaki hiç kimse olduğunu sandığımız gibi olmuyor…”
                                                                                                                                 Tunç
            “Yaptığım ve bunun sonucunda yaşamak zorunda kaldığım şey tek kelimeyle berbattı. Ama ölmedim. Ölmedim ve nefes alıyorum. Bunun için ne kadar utansam az. İyi yapmaya çalıştığım, telafi etmek için uğraştığım her şeyi elime yüzüme bulaştırıyorum. Tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki hayatta hiçbir şeyin telafisi yoktur. Bir hata yaptıysanız, yapmışsınızdır.”
                                                                                                                                 Zeynep
            “İnsan hatalarının bedelini öder. İnsan hatalarının bedelini muhakkak öder. Bu bir hata mıydı? Emin değilim. Ama bedelini çok ağır ödedim.”
                                                                                                                                 Miray
            (arka kapaktan)

         Erdi benim arkadaşım. Yani hiç yüzyüze görüşmedik ve hatta öyle çok uzun uzun sohbet de etmedik ama yine de kendime yakın hissettiğim insanlardan biri.
         Onunla ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum. Blog vasıtasıyla oldu. ondan eminim ama ben mi onun blogunu keşfettim yoksa o mu benimkini buldu, hiç bilmiyorum. Ama yazdıklarını hep severek okudum, okuyorum. (Hatta bir ara yayınladığı e-dergi için bir iki bir şey de karalamıştım.)
         Kitapları çıktığında da kendiminkiler basılmış gibi sevinmiştim. (Umarım bir gün basılır benimkiler de. ) Sağolsun bana imzalayıp gönderdi. İmza koleksiyonum için güzel iki parça oldular. Pesimisyon’u henüz okumadım.
         Ama Beni Sevmek Zorundasın’ı çok sevdim. O kadar tanıdık, o kadar bildik geldi ki bana sanki olayları birebir yaşadım.

         Diğer kitabını da en kısa zamanda okuyabilmek dileğiyle.